7582 Sayılı Kanun ve Getirdiği Değişikliklere Hukuki Bir Bakış

Vergi paketi Resmî Gazete’de yayınlandı. Bu yazıda madde madde yapılan değişiklikleri inceleyeceğiz.

7582 sayılı Kanun 4 Haziran 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Birçok vergi kanununa dokunan paketin getirdiklerini sade bir dille toparladık.

İçerik

Vergi borcuna 72 ay taksit. Kamu borcu olanlar rahatlatacak bir düzenleme yasalaştı. Borçlara yönelik 72 takside kadar ödeme imkanı getirildi. Ayrıca 1 milyon liraya kadar olan borçlar teminatsız ertelenenebilecek.

Varlık barışı geri geldi. Yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetleri bulunan kişiler 31 Temmuz 2027’ye kadar bankaya ya da aracı kuruma bildirerek bu düzenlemeden faydalanabilecek. Türkiye’de olup defterde görünmeyen varlıklar da aynı tarihe kadar bildirilebiliyor. Vergi normalde %5; ama parayı vadeli hesap, devlet tahvili, kira sertifikası ya da girişim sermayesi fonunda tutmayı taahhüt edilmesi halinde oran taahhüt süresine göre %0 ile %4 arasına düşüyor. Taahhüt süresinin uzatılması teşvik ediliyor.

Sürecin nasıl işlediği de önemli: yurt dışı varlıklarını bildirenler, bildirimden itibaren 2 ay içinde bu varlığı Türkiye’ye getirip adlarına açılan hesaba aktarmak zorunda; aksi halde sağlanan korumadan yararlanamıyorlar. Bu paketin asıl cazibesi ise vergi oranından çok şu güvencede: bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için hiçbir şekilde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmıyor, başka bir nedenle inceleme başlamış olsa bile bulunan matrah farkı bildirilen varlık kadarsa o kısma dokunulmuyor.

Şirketler bildirdikleri tutarı pasifte özel bir fon hesabına alıp 2 yıl beklediklerinde vergisiz biçimde işletmeden çekebiliyor.

İstanbul Finans Merkezi’nde kazanca uygulanan %100 indirim dönemi 2031’den 2047’ye çekildi, 5 yıllık harç muafiyeti ise 20 yıla çıkarıldı. Böylece merkeze gelecek kuruluşlara çok daha uzun vadeli ve öngörülebilir bir teşvik takvimi sunuluyor.

Yurt dışı kazancına 20 yıl istisna. Türkiye’ye yeni yerleşenler için yeni bir muafiyet düzenleniyor. Bu istisna, dünya genelinde “nitelikli kişiyi ülkeye çekme” (impatriate) rejimlerinin Türkiye’deki karşılığı olarak okunabilir; amaç, yurt dışında servet ve gelir üreten kişileri Türkiye’ye taşımak. Pratikte işleyişi de mükellefi rahatlatıyor: kapsamdaki yurt dışı gelirler için yıllık beyanname verilmiyor, başka gelirler nedeniyle beyanname verilse bile bu kazançlar beyannameye eklenmiyor. Buna karşılık istisna edilen gelirin gideri de dikkate alınmıyor ve yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’deki vergiden mahsup edilemiyor. Önemli bir nokta da şu: kişinin geçmişte Türkiye’de yalnızca kira geliri, menkul sermaye iradı ya da değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması istisnaya engel değil. Ancak şartların sonradan taşınmadığı tespit edilirse alınmayan vergi ziyaa uğramış sayılıp geri isteniyor; bu yüzden geçmiş kayıt durumunun baştan netleştirilmesi şart.

“Nitelikli hizmet merkezi” tanımlandı. En az 3 farklı ülkede faaliyet gösteren, grup şirketlerine hizmet veren ve yıllık gelirinin en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden kazanan sermaye şirketleri bu kapsama giriyor. Düzenlemenin asıl hedefi, küresel şirketlerin “global merkez” yapılarını Türkiye’ye çekmek; örneğin bir Google’ın Ar-Ge ve inovasyon kolu olan “Google X” tarzı bir araştırma-geliştirme merkezinin ya da çok uluslu bir grubun bölgesel hazine, finans ve yönetim merkezinin Türkiye’de konumlanması amaçlanıyor.

Buralarda çalışan nitelikli personelin ücretinin belirli bir kısmından gelir vergisi alınmayacak.

Transit ticaret ve hizmet merkezi kazancına indirim. Malı Türkiye’ye sokmadan yurt dışında satan ya da bu ticarete aracılık eden kurumlar, kazancın %95’ini (belirli endüstri bölgeleri ve İFM’de %100) kurum kazancından indirebiliyor. Transit ticaret (üçüncü ülke ticareti), malın hiç ülkeye girmeden bir ülkeden alınıp başka bir ülkeye satıldığı, dünyada Dubai, Singapur ve Hong Kong gibi merkezlerin lojistik ve vergi avantajlarıyla domine ettiği büyük bir alan. İndirim oranının önceki %50’den %95’e (hatta %100’e) çıkarılması, Türkiye’yi de bu küresel ara ticaret akışında cazip bir karar merkezi haline getirmeyi, yani şirketlerin bu işlemleri Türkiye üzerinden yönetip kârını burada vergilemesini teşvik ediyor. Nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışı kazançları için de aynı %95–%100 indirim geçerli; bu indirim faaliyete geçilen dönemden itibaren 20 yıl boyunca uygulanıyor.

Veraset vergisinde %1 oran. Yeni yurt dışı kazanç istisnasından (mükerrer 20/D) yararlananların, istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı %1 olarak uygulanıyor.

Üreticiye ve Tarımcıya %50 kurumlar vergisi indirimi: Artık sanayi sicil belgeli imalatçıların üretim kazançları ile zirai üretim kazançlarına kurumlar vergisi doğrudan %12,5 sabit oran olarak uygulanıyor. Bu, üretim ve tarımsal üretim yapan kurumlar için büyük bir avantaj yaratacak. Ayrıca bu faaliyet alanları teşvik edilmiş oldu.

Scroll to Top