Geçtiğimiz haftalarda Türkiye hukuk dünyasında önemli bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi (AYM), ortaklığın giderilmesi yani izale-i şuyu davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasını zorunlu kılan yasal düzenlemenin iptali için açılan davayı oy çokluğuyla reddetti. Kararın oybirliği ile alınmaması dikkat çekerken, iki üye muhalefet şerhi koyarak farklı görüşlerini dile getirdi.
Mahkeme Neyi Tartıştı?
AYM, kararında arabuluculuk sürecinin etkin ve adil bir şekilde yürütülmesi için kanunda yeterli güvencelerin bulunduğunu belirtti. Mahkeme, arabuluculara tarafların katılımını sağlamak amacıyla çeşitli yetkiler verildiğini, bu sayede sürecin daha verimli ilerlediğini vurguladı. Taraflara ulaşılamaması durumunda arabuluculuk faaliyetinin her an sonlandırılabileceğine dikkat çeken AYM, böylelikle sürecin tıkanmasının önüne geçildiğini ifade etti.
Ayrıca, arabuluculuk sürecinin en fazla dört hafta ile sınırlandırılması sayesinde dava açılmasındaki belirsizliğin ortadan kalktığını belirten mahkeme, bu sürenin uyuşmazlıkların niteliği göz önünde bulundurulduğunda makul olduğunu değerlendirdi. Taraflar dört hafta içerisinde anlaşamadıkları takdirde süreç kendiliğinden sona eriyor.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu önemli karar ile birlikte, ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu devam edecek. Yani, bir gayrimenkulün veya malın ortakları arasında anlaşmazlık çıktığında, doğrudan mahkemeye gitmek yerine önce arabulucuya başvurulmasını gerektiren ve Eylül 2023’te yürürlüğe giren kural devam edecek.
Arabuluculuk Sürecinin Avantajları Neler?
Arabuluculuk, yargı sisteminin üzerindeki yükü hafifletmek ve taraflar arasında dostane çözümler bulmak amacıyla kullanılan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi. Özellikle ortaklığın giderilmesi gibi karmaşık davalarda, arabuluculuk sayesinde taraflar daha hızlı ve masrafsız bir şekilde anlaşmaya varabiliyor. Ayrıca, ilişkilerin tamamen kopmasının önüne geçilerek, gelecekteki olası işbirliklerinin zemini korunuyor. Unutmayalım, en güzel anlaşma, her iki tarafın da mutlu olduğu anlaşmadır.
