Kartalkaya Kararı Deprem Davalarına Emsal Olur Mu?

Olası kast ve bilinçli taksir arasındaki fark, hukuk fakültelerinde sıklıkla klasik örneklerle anlatılır.Bilinçli taksir, bir kişinin elinde bıçakla sirkte bir kişinin kafasındaki hedefe atış yapması gibidir; hata payını kabul etmez ama kendi becerisine güvenir.Müteahhit de bazen böyle kendine güvenip ufak bir riski göze alır ve istemeden sonuçlar doğurur.Olası kast ise tamamen farklıdır; sokağın ortasında havaya ateş açıp birinin vurulmasını umursamamak gibidir. Sonucu görür, tahmin eder ama önemsemez.Kartalkaya davası bu ayrım bakımından oldukça önemli ve güncel bir karar niteliğinde. Ayrıca tam da bu süreçte 11. Yargı Paketi kapsamında taksirle işlenen suçların cezalarının üst sınırının yükseltilmesi planlanıyordu. Yeni düzenlemeye göre, birden fazla kişinin ölümüne bilinçli taksirle sebep olunması halinde cezaların 7,5 yıla kadar arttırılabilmesi mümkün hale gelecek.Ancak Kartalkaya davasında sanıklar 34 kez 24 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aradaki fark dramatik düzeyde.

Mahkeme, sanığın eyleminin “olası kastla öldürme” olduğuna karar verdi. Peki bu karar neden deprem davalarında sıkça alınmıyor?Deprem mağdurları, ölümlü davalarda genellikle sanıkların olası kast kapsamında cezalandırılmasını talep ediyor. Çünkü taksirle verilen cezalar hafif, infaz süreleri kısa.Olası kast hükmü ise çoğu zaman hâkimler açısından vicdanen ağır gelebiliyor. Ayrıca bu yaklaşımın yaygınlaşması, “sorumluluğu bu kadar yoğun olan meslekleri kimse yapmak istemez” endişesini de beraberinde getiriyor.Öte yandan, bu tür ihmallerin devam etmesi kamu vicdanını derinden yaralıyor. Türkiye, ölümlü iş ve yapı kazalarında hâlâ Avrupa birincisi.Belki Kartalkaya davası ve benzeri kararlar bu tabloyu değiştirebilir. Yine de bu konuda köklü bir değişiklik için Yargıtay yada Anayasa Mahkemesi’nin bir adım atması gerekiyor. Yoksa bu tür kararlar temel uygulamaya göre istisna kapsamında kalmaya devam edecek. Yine de bu çizginin nerede başlayıp nerede bittiği, her olayda yeniden sorgulanacak. Bu ayrımın doğası gereği her olayda tekrar ele alınması gerekiyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top